Bankalar neden kurulur?

Ekonomiyi bir motora benzetirsek bankalar ekonominin temel dişli çarklarıdır diyebiliriz. Bir ekonomide parasal akış bankalar üzerinden geçmek durumundadır. Mevduat işlemleri, krediler, para transferleri, yatırım araçları vb. finansal unsurlar bankalar üzerinden hayata geçirilir.

Bankaların Temel Fonksiyonu ve Ekonomik Modeli

Bankaların en temel fonksiyonu mevduat sahiplerinden kaynak bulup sonrasında kredi olarak ihtiyaç sahiplerine bu kaynağı iletmektir. Kaynak olarak kullandığı mevduatın maliyeti için belirli bir faiz ödenirken, kredi olarak kullandırılan kaynak için ise “spread” denilen ve sürekli olarak değişen bir miktar faiz oranı eklenerek kredi kullandırılır.

Örnekle açıklamak gerekirse, bir banka yıllık %10 mevduat faiziyle 100,000 TL mevduat alsın. Sonra da bu mevduatı bir kişiye yıllık %12 faiz ile kredi olarak versin. Bu durumda, yıl sonunda kredi kapatılırsa bankanın 100,000 TL*(%12-%10) = 2,000 TL faiz geliri olacaktır.

En temel haliyle banka ekonomik modeli bu şekildedir ancak tabii ki bunu dışında pek çok farklı gelir kaynağı da yıllar içinde gelişmiştir. Bunlara örnek olarak, verilen hizmetlerin karşılığında alınan masraf ve komisyonları verebiliriz.

Bankalar olmasa ne olurdu?

Bankalar kurumsal firmalar olmaları ve bağımsız resmi otoritelerce denetime tabi tutulmaları sebebiyle oldukça şeffaf bir yapıya sahiptir ve rekabetin yoğun olması sebebiyle yönetimsel olarak etkin ve verimli bir biçimde yönetilmek zorundadır. Hayatımız içinde finansal ihtiyaçlarımızın önemli bir kısmı için bankaları kulanmak zorunda olduğumuzdan milyonlarca müşteriye sahiptirler ve tüm bu müşterilerin bilgi güvenliği, varlık güvenliği ve finansal ihtiyaç ve durumlarının analiz edilmesinde titiz ve dikkatli bir yönetim sergilemek durumundadırlar.

Bankalar olmasaydı örneğin mevduatımızı teslim etmek ve ondan getiri elde etmek için banker vb. kişi veya kurumlara güvenmek durumunda kalacaktık. Elde edeceğimiz getirinin piyasa değerinin altında mı yoksa üstünde mi olduğunu bilemeyecektik, belki bir dolandırıcılık sonucunda birikimimizin bir anda kaybolmasıyla karşı karşıya kalabilecektik.

Kredi kullanımında da benzer bir durum olacaktı. Fahiş faiz oranlarıyla kredi kullanmak durumunda kalacaktık ve normal fiyatlarda ödeyebilecek iken kredimizi sırf bu yüzden ödeyemeyip zor durumda kalabilecektik.

Bankalar aracılığıyla, en basit haliyle, birikimlerimizi çalınma veya kaybolma riski olmaksızın değerlendirebilir, piyasa faiz oranlarıyla karşılaştırma yaparak kredi kullanabilir ve genel olarak hayatımızın finansal kısmıyla ilgili olarak süreçleri belli ve hesap verebilir bir kurumdan faydalanabilir durumda bulunmaktayız.

Etiketler:

Yorum Yapın veya Soru Sorun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*