Komik ve Eğlenceli İngilizce Cümleler

İnternette yaptığım kısa bir araştırma sonucunda derlediğim kısa ve eğlenceli İngilizce cümleleri aşağıda bulabilirsiniz. Yüzünüzde tebessüm yaratacağını umduğum bu komik cümleleri dilerseniz Whatsapp durumu olarak da kullanabilirsiniz. İngilizce cümlelerin Türkçe karşılıklarını parantez içinde bulabilirsiniz.

  • Sometimes when I close my eyes, I can’t see. (Bazen gözlerimi kapattığımda, göremiyorum.)
  • Weather forecast for tonight: dark (Bu gece için hava durumu tahmini: karanlık)
  • I’m not fat, I’m just easy to see. (Şişman değilim, sadece görünmem kolay.)
  • Do you believe in love at first sight, or should I walk by again? (İlk görüşte aşka inanır mısın, yoksa tekrar önünden geçeyim mi?)
  • Don’t drink while driving – you will spill the beer. (Araba kullanırken içki içme – birayı üstüne dökeceksin.)
  • Yesterday I did nothing and today I’m finishing what I did yesterday. (Dün hiçbir şey yapmadım ve bugün de dün yarıda bıraktığımı bitiriyorum.)
  • The first 40 years of your childhood are always the hardest. (Çocukluğun ilk 40 yılı hep zor olmuştur.)
  • How is it one careless match can start a forest fire, but it takes a whole box to start a campfire? (Nasıl oluyor da bir kibrit çöğü koskoca ormanı yakmaya yeterken bir kamp ateşini yakmak için bir kutu kibrit gerekiyor?)
  • I couldn’t repair your brakes, so I made your horn louder. (Frenlerini tamir edemedim, o yüzden kornanın sesini artırdım.)
  • If you want your wife to listen to you, then talk to another woman; she will be all ears. (Karının seni dinlemesini istiyorsan başka bir kadınla konuş, dört kulağıyla seni dinleyecektir.)
  • I’m trying to think how I can think of what I want to think. (Ne düşünmek istediğimi nasıl düşüneceğimi düşünmeye çalışıyorum.)
  • Alcohol kills brain cells. But not all of them – only those, which refuse to drink. (Alkol beyin hücrelerini öldürür. Ama hepsini değil, sadece alkol almayı reddedenlerini.)
  • I knew I was going to take the wrong train, so I left early. (Yanlış trene bineceğimi biliyordum, o yüzden erken çıktım.)
  • At the end of the day, life should ask us: Do you want to save the changes? (Günün sonunda, hayat bize şunu sormalı: Değişiklikleri kaydetmek istiyor musun?)
Etiketler:

Yorum Yapın veya Soru Sorun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*