Parma Gezi Notları ve Fotoğrafları

Bologna’da 1 gün geçirdikten sonra trenle Parma’ya geldim. Vardığımda öğleden sonraydı. Rezervasyon yaptığım otelin yakında olmasını umarak wi-fi bulabileceğim bir yer aradım ancak bulamadım. Belki otele yürüyerek geçerim diye düşünmüştüm ancak vakit nakittir diye fazla zaman kaybetmeden taksilerin beklediği alana doğru yöneldim ve ayakta muhabet eden taksicilere otelin ismini gösterdim. Olumlu şekilde cevap alınca taksiye geçtim. Kısa bir taksi yolculuğunun ardından otele (Ibis Style Parma Toscanini) vardım ve odaya yerleştim. Otel aslında oldukça yakındaymış ve yürüyebilirmişim zira taksi 5€ civarı bir rakam tuttu.

Şehri nasıl gezdim?

Parma’yı gezmek için bir öğleden sonram vardı. Karnım da acıkmıştı ancak ben yine önce gezi sonra yemek dedim kendi kendime. Odadan çıkıp lobiye indim. Resepsiyonda şehir haritası var mı diye bakınırken, resepsiyonist geldi ve yardımcı olabileceğini söyledi. Ben de memnuniyetle bu teklifi kabul ettim. Tezgahta duran şehir haritasını farketmiştim ve bir tane kendime almıştım. Onun üzerinden gezilebilecek yerleri anlatmaya başladı. Şehir merkezini daire içine aldı, belli başlı tarihi mekanları ve gezilecek yerleri gösterdi. Tavsiyeleri aldıktan sonra teşekkür ettim ve otelden çıkıp yürümeye başladım.

Otel nehrin kıyısındaydı. Nehir boyunca uzanan uzun bir yol var Parma’da. Şehir merkezi de bu nehre yakın konumda ancak “mecburiyet caddesi” diyebileceğimiz merkezi cadde nehri dik kesen bir yol. Benim anladığım kadarıyla şehirde 3 temel gezilecek yer var. Bunlar birbirine yakın konumlu olan kilise ve enstitülerden oluşan eski ve büyük binalar şeklinde, ayrıca da oldukça büyük bir park var. Ben gezerken akşamdı ve insanların koşu için tercih ettiği bir parkur daha ziyade. Uç kısmında çok hoş bir gölü de var.

Parma’da ne yedim?

Bologna’da dikkatimi çeken buzlu ve kırmızı renkli bir içecek vardı. İsmi çok zor olduğundan hatırlamıyorum ancak resmini çektim ordan bakabilirsiniz. Bu sefer Parma’da gezerken aynı içeceği yine gördüm ve bu sefer artık içmem gerekli diye düşündüm. Hoş görünümlü bir mekandan içeri girerek içkiyi tarif ettim. İçerdeki garson anladı ve hemen hazırladı. Bu içecek alkolsüz, kırmızı renkli bir gazoz türü. Tadı gayet güzel, sanıyorum içinde portakal aroması var ancak tam emin olamadım. Bulunduğum mekanda atıştırmalıklar da vardı. Açlığın da vermiş olduğu etkiyle görünümleri oldukça çekici geldi bana. Ücretli midir diye biraz tereddüt yaşadım ama sonra başka insanların bu ikramlardan aldığını görünce ben de abartıya kaçmayacak şekilde ufa ufak atıştırdım. Bu atıştırma açlığımı almıştı üstelik bana maliyeti de 3.5€ olmuştu.

Sonra ordan çıktım ve nehre paralel ancak iç tarafta bulunan yoldan yürümeye karar verdim. Tam köşeden dönerken atıştırmalık tarzı yiyecekleri olan bir mekanı gördüm. İçeri girip ne var ne yok diye bakarken bir dilim pizza çok dikkatimi çekti. Dayanamadım ve sipariş ettim. Tezgahın arkasındaki çalışan (Bu arada gördüğüm kadarıyla İtalya’da insanlar ve çalışanlar oldukça sempatik ve yardımseverler. İtalya’nın pek çok alanda olduğu gibi turizmde de bir marka olması boşuna değil dedirtiyor adeta.) yanında ne içmek istediğimi sordu. Ben de yerel bir bira içebileceğimi düşünerek bunu ifade etmeye çalıştım. Bu güzel ikilinin yanına bir de patates cipsi ikram geldi, hoş bir kombinasyon oldu. Total maliyeti de 6.5€’ydu.

Bu mekandan çıktıktan sonra caddede yürümeye devam ettim. Sonlarına doğru gelirken işlek bir dükkan dikkatimi çekti. Vitrinleri hoş görünümlüydü ancak esas trafik içerdeki vitrinin önündeydi. İçeri girince oldukça etkileyici bir şarküteri reyonu ile karşı karşıya geldim. Çeşitli mezeler, yemekler ve salatalar vardı. Karnım aslında doluydu ancak ben yine de ufak bişeyler yiyebileceğimi düşündüm. Üstünde zeytin ve küp kesilmiş domates parçaları olan balık dilimleri dikkatimi çekti. Biraz sıra bekledikten sonra bir adet için siparişimi verdim. Gayet güzel bir lezzeti vardı, yanında içecek almadım, hesap olarak da 5.6€ ödedim.

Parma’da Dondurma ve Tatlı

İtalya’ya gelip dondurma ve tatlı yemesek olmaz. Şunu not etmemde fayda var ki hakikaten ne yersem yiyeyim hepsi çok lezzetliydi. Tereyağı bile çok lezzetliydi, görsellik, kültür, iklim ve lezzet bu ülkede her yere sirayet etmiş desem yanlış olmaz sanırım.

Akşam biraz otelde dinlendikten sonra tekrar ufak bir şehir turu yapayım istedim. Rastgele sokaklarda dolaşırken güzel bir dondurmacıya denk geldim (Emilia Ice Cream). Zaten bir mekanın içinde insanlar varsa muhtemelen orası iyidir diyebiliriz diye düşünüyorum. Mekan girdim fakat dondurmadan ziyade solda dolapta duran tatlılar dikkatimi çekti ve onlardan bir tane aldım. Yerken anladım ki aslında bu da bir dondurmaymış, ufak cam bir bardağa koymuşlar. Hem görseli hem de tadı oldukça güzeldi. Sonra mekandan çıkıp aynı sokakta yürürken bir mekanda turuncu renkli bir tatlıyı servise hazırlanırken gördüm. İsmi zor olduğundan yine hatırlamıyorum ancak fotoğraflarda görebilirsiniz. Elimle işaret ederek aynısından istediğimi söyledim. Televizyonda görmüştüm ve mutlaka denemem gerektiğini düşündüm. Tatlının ne olduğunu bilmiyordum ancak ilk kaşığı aldıktan sonra ne olduğunu anladım. Rendelenmiş portakallı bir eskimo gibi düşünebilirsiniz. Güzel bir tatlı tavsiye ederim.

Parma Fotoğrafları

Parma gezimde gördüğüm ve yiyip içtiklerimi fotoğraflamaya çalıştım. Umarım şehri merak eden ve gezme planı bulunanlar için faydası olur.

parma_00

parma_01

parma_02

parma_03

parma_04

parma_05

parma_06

parma_07

parma_08

parma_09

parma_10

Yorum Yapın veya Soru Sorun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*